Bir Soru/Bir Cevap


Cevabını alabileceğiniz bir sorunuzun olması her zaman güzeldir.


41 Responses to Bir Soru/Bir Cevap

  1. Emell says:

    Merhaba Hüseyin Bey
    Bir sorum olacaktı; tubitak 1512 hibesinde iş ilerleme raporu olam agy 312 raporunda ymm onayı gerekli mi?
    Şimdiden teşekkürler

    • admin says:

      AGY 312 Dönem Raporu ; Dönem raporunu (AGY320), yeminli mali müşavirlik proje harcamaları değerlendirme ve tasdik raporunu (AGY500), iş planı son döneminde iş planı sonuç raporunu (AGY352 raporlarını içeren set raporların tamamına verilen isimdr.
      Bu raporlardan sadece AGY 500 >yeminli mali müşavirlik proje harcamaları değerlendirme ve tasdik raporu YMM onayına tabiidir.

      İyi Çalışmalar

    • admin says:

      Merhaba,

      Girişimcinin hazırlayacağı AGY 312 İlerlee Raporlarında YMM onayı aranmaz. Yalnızca Mali Rapor ileYMM’nin düzenleyeceği AGY500′ler için YMM Onayı zorunludur.

      Başarılar

  2. Barış AKTAŞ says:

    Merhabalar. Sıfır araç satın alıp, bu aracı, uluslararası eşya taşımacılığı yapan bir firmadan c2 kartı düzenleterek kendi adıma çalıştırıp araca ödemiş olduğum kdv yi iade isteyebilir miyim? Teşekkür ederim.

  3. Muhammet says:

    Merhaba.. Teknogirişim sermaye desteğine başvuru yapmayı planlıyorum.

    Sizden ricam aşağıdaki sorularımın yanıtlanmasıdır.

    Soru 1: Girişim sermayesini almaya hak kazanırsam hem başka yerde çalışıp hemde yazılım şirketimi yönetebilir miyim ?

    2: Home ofis kurma şansımız oluyor mu ?

    İyi günler, iyi çalışmalar…

    • admin says:

      Biraz cevaplar geç oldu ama, bloğa gelen yorumlar mail olarak geliyordu, bir sıkıntı olmuş sanırım. Herneyse

      Soru 1: Girişim sermayesini almaya hak kazanırsam hem başka yerde çalışıp hemde yazılım şirketimi yönetebilir miyim ?

      Evet

      2: Home ofis kurma şansımız oluyor mu ?

      Evet

      Başarılar

  4. Enes says:

    Merhaba Hüseyin Bey,
    Ben teknogirişim desteği almış ve şirketini teknokentte kurmuş bir şirketin çalışanıyım. 3000TL brüt maaşın net maaşını bir türlü öğrenemedim. Öğrenmemiz gereken yerden bilgi gelmedi. Yardım ederseniz minnettar kalırım.

    Teşekkürler.

  5. mete says:

    Merhaba;

    Benim danışmak istediğim bir konu var.. Mayıs 2012 yılında Teknogirişim Sermayesi desteği ile şirket kurduk. Bakanlık ile yaptığımız sözleşme bir aya kadar bitiyor. İş planına göre belirtilen prototipi çıkarttık fakat bundan sonrası için şirketi döndürebilecek herhangi bir nakit akışımız gözükmüyor..Melek yatırımcı ve iş ortağı gibi arayışlarımız devam etmekte ama görüldüğü kadar kolay bir süreç değil.. Şu aşamada ürünü askıya alıp şirketi kapatmayı da seçenekler arasında düşünüyoruz.. Eğer şirket tasfiyeye gitme zorunda kalırsa, bakanlığa karşı sorumluluğumuz nedir..?Sözleşmeden sonra belli bir süre şirketi açık tutma gibi bir zorunluluk var mıdır..? Bilgilendirirseniz sevinirim..

    İyi günler

    • admin says:

      TGSD Usül Esaslarının 28. maddesinde belirtildiği üzere şirket ilgili evrakları 5 yıl saklamakla ve istenildiğinde ibraz etmekle yükümlüdür. Bunun dışında Bakanlıkla imzalanan sözleşmede veya diğer yan mevzuatta şirketlerin kaç yıl faaliyette olacağı ile iligli bir husus bulunmuyor. (Ya da ben şimdiye kadar rastlamadım) Ancak benim nacizane tavsiyem hemen vazgeçmeyin. Zira TÜBİTAK 1512 Bireysel Girişimcilik aşamalı Destek Programının siz Teknogirişim Firmaları için hükümlerini okuyunuz.
      http://www.slideshare.net/kapsamdenetim/kapsam-denetim-ve-mali-mavirlik-hizmetleri-sirkler-no-2013-01

      MADDE 28- (1) İlgili idare, destek süresinin tamamlanmasından itibaren desteklenen işletmenin faaliyetlerini takip eder.
      (2) Desteklenen işletme 5 yıl süre ile proje kapsamında yapılan harcama belgeleri ile diğer dokümanları saklamakla, istendiğinde ilgili idareye vermekle, ilgili idare tarafından görevlendirilecek kişilere göstermekle ve her türlü kolaylığı sağlamakla yükümlüdür.

  6. BEHZAT says:

    Hüseyin bey merhaba nasılsınız ?

    Yönetim muhasebesi ödevimde şöyle bir soru geldi.

    Bütün ödev bitti burada takıldım. Web te arama yaptım ama benzer şeyler

    yok gibi.Eğer yardımcı olabilirseniz sevirim.

    3. NTS İşletmesinin üretimde kullandığı başlıca (x) direk maddesinin ( ham maddenin) Nisan ayındaki hareketleri şöyle olmuştur:

    1 Nisan, Dönem başı stoku…… 300 adet x 20TL / adet = 6.000TL
    6 Nisan, satın alma ……………..200 adetx 22TL / adet = 4.400TL
    12 Nisan, üretime verilen ……..150 adet
    18 Nisan, satın alma ……………..650adet x 23TL / adet =14.950TL
    24 Nisan, üretime verilen ……..500 adet

    Farzedelim ki dönem (Nisan) sonunda yukarıdaki NTS işletmesi yaptığı fiziki sayımla stoklarında 400 adet (x) direkt maddesi olduğunu belirlemiş bulunsun.Buna göre İşletme , Nisan ayında stoklardan üretim için 16.150 TL tutarında (x) maddesi çektiği sonucuna ulaşmıştır.Sizce NTS , dönemsel envanterle birlikte ortalama,ilk giren ilk çıkar, son giren ilk çıkar,gerçek maliyetleme yöntemlerinden hangisini kullanarak bu sonuca ulaşmıştır?
    Hesaplamanızı da göstererek cevabınızı belirtiniz.

    • admin says:

      Fiziki sayımlarda 400 değil 500 adet (x) direkt maddesi kalması lazım. Zira üretime verilenlerin toplamı 650 dönem başı ile birlikte satın alınanların toplamı ise 1.150′dir.

      Bunun dışında deneme yanılma yoluyla çözmekten başka bir fikir aklıma gelmiyor Önce kolay olanlardan FİFO, LİFO’dan başlayarak sonuca ulaşmaya çalışın derim.
      Örneğin FİFO’ya göre;

      İlk üretime verilenin maliyeti 150×20 = 3.000 (ilk giren ilk çıkar olduğu için Dönem başından kullanıldı)
      Sonraki Üretime verilenler önce dönem başından kalandan, sonra ikinci alımdan sonra üçüncü alımdan olacak
      150×20 = 3.000
      200×22=4.400
      250×23= 5.750

      TOPLAM= 16.150

      Şanınız varmış diğerlerini denemeden ilk seferde sonuca ulaştık Cevap FİFO olmalı

      selamlar

      • BEHZAT says:

        Hüseyin merhaba,

        Sorumu yanıtlamışsınız çok teşekkür ederim. Ben ödevi teslim ettim ama sizin verdiğiniz cevapla sağlamasını yapmış oldum.Ben de FIFO ilk kullandım ve Bingo :)

        5 sorudan oluşan bir ödevim vardı burda takıldım bazı hesaplamalar yaptım ama başabaş ve aamçlanan kar devreye girince bocaldım.

        30 Mayıs’ta teslim edeceğim. Eğer yardımcı olabilieseniz çok sevinirim.

        Çok teşekkürler ,selamlar.

        5.ERT İşletmesinin planlanan 9 aylık üretim miktarı ve üretim maliyeti dökümü aşağıdadır:

        Ay Üretim Miktarı (adet) Üretim Maliyeti (TL)

        Ocak 500 5600

        Şubat 710 6900

        Mart 608 6600

        Nisan 400 5200

        Mayıs 530 6100

        Haziran 620 6370

        Temmuz 722 7950

        Ağustos 780 8240

        Eylül 575 6425

        Yukarıdaki verilere göre ,yüksek ve düşük noktalar yöntemini kullanarak
        a)Adet başına değişken üretim maliyeti hesaplayınız.
        b)Toplam aylık sabit üretim maliyetini hesaplayınız.
        c)Farzediniz ki bulduğunuz sabit üretim maliyeti dışında sabit aylık faaliyet giderleri toplamı 1.540TL olacaktır.
        Ayrıca mamülün adet başına satış fiyatı 14 TL olarak planlanmıştır. Bu durumda
        Beklenen aylık başabaş noktası kaç adettir?
        d)İşletme yönetimi , bu veriler gözönünde bulundurulduğunda , 1.200 TL kâr isteğini yeterli bulmaktadır. Sizce istenen bu kârı da sağlayacak satış miktarı kaç adet olmalıdır?

  7. SMMM REMZİ AYYILDIZ says:

    Merhabalar Hüseyin bey; bir meslektaşınız olarak bu yoğunlukda bircok arkadaşın sorusuyla ilgilendiğiniz ve hepsine tek tek cevap yazdığınız için size teşekkür etme ihtiyacı hissettim. Bütün samimiyetimle teşekkür eder çalışmalarınız ve gayretleriniz karşılığını birgün maddi olarak da almanızı temenni ederim.

  8. CEREN DAĞLI says:

    Merhaba Hüseyin Bey, verdiğiniz yararlı bilgiler için teşekkür ederim.
    Benim sormak istediğim konu şu. Ben Türkiye’deki çeşitli ürünleri yurt dışına e-bay ve benzeri siteler üzerinden satmak istiyorum. Ürünlerimi gönderim ücreti düşük olduğu için ptt ile göndermek istiyorum. Hatta birkaç deneme yaptım ve bu işin üstesinden gelebileceğimi gördüm. Ancak konunun birde vergi boyutu var. Şuan herhangi bir şirket kurmadım. Tabiki devletle bir ihtilafa düşmemek ve kanunsuz bir iş yapmamak istiyorum. Ancak Türkiye’den göndereceğim fakat yurt dışındaki siteler üzerinden yapacağım satışlarda (ki bu sitelerde belli komisyonlar ve listeleme ücretleri kesiyor her sattığınız üründe) izleyeceğim politika ne olacaktır (şirket kurmam gerekiyor mu? gümrük çıkışı için gümrük beyanı yapmam gerekir mi? Üreticilerden alacağım ürünlere yurt içinde ödediğim kdv’yi yurt dışına satarken nasıl faturlandıracağım ve ödediğim kdv miktarını geri alabilir miyim? yurt dışı sitelerin kestiği komisyonlar gider gösterilir mi? Eğer bir gümrük beyanı var ise Ptt ile gönderimlerde bu mümkünmü?

    Kusura bakmayın zira bu konuda doğru bir bilgilendirme bulamadım bu yüzden cevabınızı merakla bekliyorum. Şimdiden teşekkürler.

    • admin says:

      Ceren Hanım Merhaba,

      Öncelikle söz konusu işlemleriniz için mükellefiyet tesis ettirmeniz başka bir deyiş bir şirket kurmanız gerekmektedir. Zira sürekli olarak ticari mal alım-satımı faaliyetlerinde bulunmayı düşünüyorsunuz. Gerçekten önemli bir konu ve birçok kişiyi ilgilendirebileceğini düşndüğümden biraz detaylı açıklamaya çalışacağım;

      Ancak Türkiye’den göndereceğim fakat yurt dışındaki siteler üzerinden yapacağım satışlarda (ki bu sitelerde belli komisyonlar ve listeleme ücretleri kesiyor her sattığınız üründe) izleyeceğim politika ne olacaktır (şirket kurmam gerekiyor mu?

      Evet bu işlemleriniz için bir şirket kurmanız gerekecektir. Bir şahıs işletmei kurmayı düşünebilirsiniz. Hem kurulum maliyetleri düşük hem de işler ters giderse nispeten kolay bir şekilde kapatabilirsiniz.

      Gümrük çıkışı için gümrük beyanı yapmam gerekir mi?

      GErek yurt dışı gönderileri gerekse yurt dışından Türkiye’ye gelen gönderiler için belirli sınırlar getirilmiştir. Buna göre;

      İthalatlar gümrük beyannamesi düzenleme sınır 75 € iken( 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesinin 45.maddesi, 20 Ağustos 2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 28031 sayili Bakanlar Kurulu Kararnamesi) Yurt dışına yapılan gönderilerde sınır 150 kg ve 7.500 € olarak belirlenmiştir. ( 20 Temmuz 2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Posta ve Hızlı Kargo Taşımacılığı ile ilgili Gümrük Genel Tebliğinde değişiklik yapılmasına dair Seri 3 No’lu Tebliğ ile ilgili 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 126. Maddesi değiştirilerek bu haline gelmiştir.)

      Kısacası gümrük beyannamesi çıkartılmadan direkt kargo ile yapılacak işlemlerde; ithalatlarda sınır 75 € ihracatlarda ise 7.500 € olarak belirlenmiştir.

      Üreticilerden alacağım ürünlere yurt içinde ödediğim kdv’yi yurt dışına satarken nasıl faturlandıracağım ve ödediğim kdv miktarını geri alabilir miyim?

      Bir satış işleminin ihracat olarak değerlendirilmesi ve KDV istisnasından yararlandırılabilmesi için (KDVsiz Satışının yapılması ve Vergi Dairesinden KDV iade işlemlerinin gerçekleştirilebilmesi için) Gümrük Çıkış Beyannamesinin düzenlenmesi gerekmektedir. Aksi taktirde kargo ile yurt dışındaki müşterilere satılan her mal için KDV hesaplanması gerekir. Başka bir deyişle bu satışların yurt içine satılan ürünlerden bir farkı kalmaz. Gelir İdaresinin söz konusu işlemler için verdiği görüşler de aynı doğrultudadır;

      T.C.

      Gelir İdaresi Başkanlığı

      Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı

      TARİH : 11.10.2006
      SAYI : B.07.1.GİB.4.16.16-02-300-06- /1859
      KONU : GÇB düzenlenmeden kargo ile yurtdışı edilen malların ihracat teslimi olarak değerlendirilemeyeceği hk.

      ……………

      Söz konusu işlemlerde gümrük beyannamesi yerine herhangi bir belgenin tevsik edici belge olarak kabul edilmesi mümkün bulunmadığından, kargo şirketi tarafından düzenlenen konşimento ihracatı tevsik edici belge olarak kabul edilemez. Buna göre; firmanız tarafından yurt dışındaki müşterilere kargo yoluyla gönderilen malların gümrük çıkış beyannamesi düzenlenmeksizin konşimento ile çıkışlarının yapıldığı anlaşıldığından yukarıdaki açıklamalar kapsamında yapılan teslimin ihracat teslimi olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.Dolayısıyla yurt dışında bulunan müşterilerinizin çok acil taleplerinin karşılanması amacıyla küçük miktar ve tutarlı da olsa uluslararası kargo taşımacılık şirketleri aracılığı ile gönderilen mallar için düzenlenen satış faturalarında Katma Değer Vergisi hesaplanması gerekmektedir.

      Bilgi edinilmesini rica ederim.

      Maliye Bakanlığı tarafından verilen benzer bir özelgede de aynı görüşün tekrarlandığı görülmektedir;

      T.C.

      MALİYE BAKANLIĞI

      Gelirler Genel Müdürlüğü

      TARİH : 07/12/2004
      SAYI : B.07.0.GEL.0.57/5711-500 / 58205

      KONU : İhracat istisnasının en önemli belgelerinden olan Gümrük Çıkış Beyannamesi ibraz edilmeden, bir firma tarafından kargo ( TNT veya UPS) yoluyla gerçekleştirilen yurt dışı teslimlerinin, tevsik edici belgeyle ispatlanamaması nedeniyle, ihracat teslimi olarak değerlendirilmesinin mümkün olamayacağı hakkında.

      ……………

      Buna göre, ihracat istisnasının en önemli belgelerinden olan Gümrük Çıkış Beyannamesi ibraz edilmeden, söz konusu firma tarafından TNT veya UPS yoluyla gerçekleştirilen yurtdışı teslimlerinin, tevsik edici belgeyle ispatlanamaması nedeniyle, ihracat teslimi olarak değerlendirilmesi mümkün bulunmamaktadır.

      Bilgi edinilmesini rica ederim.

      http://www.verginet.net/dtt/5/KargoileyurtdisinagonderilenmallardaKDVriski.aspx

      Yurt içinde ödediğiniz KDV’Yi yurt dışındaki müşterilere Gümrük Beyannamesi düzenlenmeden yapacağınız satışlar için hesaplanan KDV’Den düşebilirsiniz. Örneğin;
      1.000 TL +180 KDVli mal alınsın ve 1.500 + 270 TL KDV Li satılsın. Bu işlem sonucunda;

      270-180= 90 TL KDV ödemesi çıkacaktır.

      yurt dışı sitelerin kestiği komisyonlar gider gösterilir mi?
      Elbette gider gösterebilirsiniz. İş ile ilgili olmak koşuluyla katlandığınız bütün giderleri dikkate alabilirsiniz.

      Eğer bir gümrük beyanı var ise Ptt ile gönderimlerde bu mümkünmü?

      Galiba bu sorunun cevabı yukarıda verilmiş oluyor (;
      Sorularınıa gelince

  9. ALİ ALTAN. says:

    MERHABA HÜSEYİN BEY.BİZİM ŞARAP İMALAT FABRİKAMIZ VAR.ÜRETMİŞ OLDUĞUMUZ ŞARAPLARI DÖNGÜYÜ SAĞLAMAK VE SEKTÖRDE BİR YER KATETMEK İÇİN MALİYETİNE VERİYORDUK.ANCAK,BAZI BAYİLERE VERİLEN MALLARDAN ALACAKLARIMIZI TAHSİL EDEMEDİK(2007-2011 YILI İÇİN) AYRICA 2012 YILI İÇİNDE ÇEK KANUNU YÜZÜNDEN EPEYCE BİR MİKTAR DÖNEN ÇEKİMİZ VARDI.BUNUN İÇİN VERGİ DAİRESİNE OLAN ÇOĞUNLUĞU Ö.T.V. VERGİ BORCUMUZU ÖDEMEDE ZORLUK ÇEKTİK VEDE ÖDEYEMEDİK.ŞU ANDA 4-5 TRİLYON CİVARI BİR BORCUMUZ VAR.SORUM ŞU: BU BORCUMUZ EPEYCE BELİMİZİ BÜKÜYOR.VE İFLAS AŞAMASINA GELDİK.ACABA DEVLET BU BORCUMUZ İLE İLGİLİ BİR İSTİSNA,TERKİN,V.S.GİBİ SEBEPLERLE BORCUMUZUN ORTADAN KALDIRILMASINI YAPABİLİRMİ.YADA BU DURUMDAN NASIL KURTULABİLİRİZ.BORCUMUZU AŞAN MİKTAR ZATEN BATAK VE TAHSİLİ ZOR ŞÜPHELİ BİR DURUMDADIR.YARDIMLARINIZI DİLERİZ.SAYGILARIMLA.0532.5586291.TEL.NO.ALİ ALTAN.

    • admin says:

      Ali Bey vergi borçlarının tamamen silinmesi mümkün görünmüyor. Ancak idare ödeme güçlüğü çeken mükelleflere bir kolaylık olarak borçların teminat gösterilmesi şartıyla belli bir faiz oranı üzerinden yapılandırabiliyor. Bununla ilgili olarak gerekli başvuruların yapılması lazım. Bu konuda gelir idaresi başkanlığının sitesinde yer alan aşağıdaki açıklamaların yardımcı olacağını düşünüyorum.

      İyi Çalışmalar, Borçlarınıza edalar diliyorum

      10 Soruda Tecil ve Taksitlendirme Talebi
      Vergi borcumu taksitler halinde ödeyebilir miyim?

      Mükellefler karşılaştıkları ekonomik ve mali zorluklar nedeniyle vergi borçlarını ödeme güçlüğü içine düşebilirler. Zor duruma düşmeleri nedeniyle borçlarını ödeyemeyen mükelleflerin borçları, borçlu tarafından yazı ile istenmiş ve teminat gösterilmiş (50.000,00 TL’nin üzerindeki borçlar için) olmak şartıyla, 36 ayı geçmemek üzere ve faiz alınarak tecil ve taksitlendirilebilir.

      Hangi vergi borçları için tecil ve taksitlendirme talep edebilirim?

      Katma Değer Vergisi, Geçici Vergi, Özel Tüketim Vergisi, Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi, Özel İletişim Vergisi, Harçlar (İkmalen tarhiyata dayanan tapu harçları hariç), Fonlar, Ecrimisil ve Eğitime Katkı Payı ve Eğitime Katkı Payına ait gecikme zammı dışındaki diğer tüm borçlarınız için tecil ve taksitlendirme talep edebilirsiniz. Ancak bu vergilere ait gecikme zamlarının tecil ve taksitlendirilmesi mümkündür.
      Gecikme zammı uygulanmış borçlarda sadece alacak aslı için tecil ve taksitlendirme yapılmamaktadır. Asıl alacak ile birlikte bu alacağa ait gecikme zammının da tecil ve taksitlendirilmesinin talep edilmesi halinde, talep değerlendirmeye alınacaktır.
      Tecil ve taksitlendirme kimler tarafından, ne zaman talep edilebilir?

      Bizzat borçlunun kendisi veya vergi borcundan sorumlu tutulan kanuni temsilciler, ortaklar gibi asıl borçlu ile birlikte borçtan sorumlu tutulan kişiler veya bu konuda özel olarak vekalet verilen kişiler tecil ve taksitlendirme talebinde bulunabilirler.
      Tecil ve taksitlendirme, borcun ödenmesinden önceki her safhada, haczin tatbik edilmiş olduğu hallerde ise haczedilen malların paraya çevrilmesine kadar talep edilebilir.
      Tecil ve taksitlendirme talebimi nasıl yapabilirim?

      Borçlarının tecil ve taksitlendirilmesini talep eden borçluların, “Tecil ve Taksitlendirme Talep Formu” ile bağlı bulundukları vergi dairesine, vergi dairesi başkanlığına/defterdarlığa veya Başkanlığımıza müracaat etmeleri gerekmektedir. Söz konusu form, Başkanlığımız internet sitesinden temin edilerek kullanılabilecektir. Tecil ve taksitlendirme talebinin değerlendirilebilmesi için formun eksiksiz olarak doldurulması gerekmektedir.
      Motorlu taşıtlar vergisi, motorlu taşıtlar vergisine ait gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezası, Karayolları Trafik Kanununa göre verilen trafik para cezaları, Karayolu Taşıma Kanununa göre verilen idari para cezaları, Karayolları Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun uyarınca tahsili gereken geçiş ücreti ve idari para cezalarından olan alacaklar ve bunların fer’ileri vergi dairelerince taksitlendirilmekte olup, bu tür borçlarının tecilinin vergi dairesinden talep edilmesi gerekmektedir.
      Tecil faizi oranı ve azami taksitlendirme süresi ne kadardır?

      Tecil faizi oranı yıllık % 12′dir.
      Azami taksitlendirme süresi yasa gereği 36 aydır.
      Tecil ve taksitlendirilecek borçlarım için teminat olarak neler kabul edilebilir?

      Amme borçlusunun alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamı ellibin Türk Lirasını (bu tutar dahil) aşmadığı takdirde teminat şartı aranılmaz. Bu tutarın üzerindeki amme alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu teminat tutarı ellibin Türk Lirasını aşan kısmın yarısıdır.

      Teminat olarak

      – Para,
      – Bankalar ve özel finans kurumları tarafından verilen süresiz teminat mektupları,
      – Hazine Müsteşarlığınca ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetleri veya bu senetler yerine düzenlenen belgeler, (Nominal bedele faiz dahil edilerek ihraç edilmiş ise bu işlemlerde anaparaya tekabül eden satış değerleri esas alınır.)
      – İlgililer veya ilgililer lehine üçüncü şahıslar tarafından gösterilen ve vergi dairelerince haczedilen menkul ve gayrimenkul mallar,

      kabul edilir.

      Tecil ve taksitlendirilen vergi borçlarım için “borcu yoktur” yazısı alabilir miyim?

      Borçları tecil ve taksitlendirilen borçlular, tecil edilen borçlarının % 10’unu ödemiş olmaları ve vadesi geçmiş başka borçları bulunmaması şartıyla vadesi geçmiş borcunun bulunmadığına dair yazı alabileceklerdir.

      Tecil şartlarına uyulmamasının sonuçları nelerdir?

      – Tecil ve taksitlendirme şartlarına uyulmaması halinde, tecil geçerliliğini kaybeder.
      – Teminat paraya çevrilir ve cebri icraya ilişkin hükümler uygulanarak alacağın tahsili yoluna gidilir.
      – Tecil edilen borçlara normal vade tarihinden yapılan ödeme tarihlerine kadar gecikme zammı hesaplanır. Yapılan taksit ödemeleri borca mahsup edilir.
      – Bu borçlar için daha önceden ödenmiş olan tecil faizleri, hesaplanan gecikme zammına mahsup edilir. Ancak, tecil edilen amme alacağının gecikme zammı tatbik edilemeyen alacaklardan olması halinde ödenen tecil faizleri iade veya mahsup edilmez.

      Uzlaşılan vergiler ile pişmanlıkla beyan edilen veya ceza indirimi talep edilen tutarlar için tecil ve taksitlendirme talep edilebilir mi?

      - Tarhiyat öncesi veya tarhiyat sonrası uzlaşma yoluyla tahakkuk eden vergi ve cezalar için zor durum nedeniyle tecil ve taksitlendirme talep edilebilir.
      - Vergi Usul Kanunu’nun 371. maddesine göre pişmanlıkla beyan edilen tutarlar ile aynı Kanunun 376. maddesine göre ceza indiriminden yararlanılmak suretiyle ödeme yapılmasının talep edildiği durumlarda, bu hükümlerden yararlanma şartı ödemenin belli zamanlarda yapılmasına bağlandığından, taksitlendirme yapılması mümkün bulunmamaktadır.

      Tecil koşullarının ihlal edilmesi halinde tekrar tecil talep edilebilir mi?

      Tecil ve taksitlendirilen bir amme alacağının tecil koşullarına uyulmaması nedeniyle tecilin ihlal edilmiş olması halinde; bu amme alacakları için tecil ve taksitlendirme talebinde bulunulması mümkündür.

      Ancak, daha önce tecil ve taksitlendirilen bir amme alacağının yeniden tecil ve taksitlendirilebilmesi için tecile yetkili makamların (vergi dairesi, vergi dairesi başkanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı) bu talebi uygun görmesi gerekmektedir.

  10. MEMDUH AKPINAR says:

    Merhaba HÜSEYİN BEY. Nakliye ve odun,tomruk alım satımı yapan gelir vergisi mükellefiyim.
    2012 mayıs ayında vergi mükellefi olmayan Birinden kesilmiş,biçilmiş odun aldım,GİDER PUSULASI düzenleyerek muhtasar beyannamesi ile %5 oranında vergi ödedim, ilgili dönem BA formunda bildirdim. Odunun orman ürünü olması yanında Kesilmiş ve biçilmiş olmasından dolayı da zirai ürün olmadığı kanaati ile Ticari mal alımları için GİDER PUSULASI düzenledim. Bu ürünü satmış olduğum firma kendi vergi dairesine iade için başvuru yaptığında mükellef olmayan birinden mal alımı olduğunu satıcı firmanın naylon fatura düzenlediğini belirtmiş olup tarafımıza başvuru yaptığında;alımımızın gider pusulası ile yapıldığını belirterek gider pusulasından fotokopi gönderdim. Alıcı firmanın Vergi dairesi bağlı bulunduğum vergi dairesine yazı yazarak;odun alımında Müstahsil makbuzu düzenlenmesi gerektiğini, mükellefinizin mal alışına istinaden müstahsil makbuzu düzenlemediğinden dolayı usulsüzlük cezası kesilmesi gerektiğini belirtmiş ve vergi daireside bana hiç evrak düzenlememiş gibi Mal alış tutarı üzerinden tarafıma %10 usulsüzlük cezası kesmiştir. Sizce yapılan işlem doğrumudur? sonrakı alımlarım için ne yapmam gerekir? ilgili ceza ile ilgili ne yapmam gerekir? Görüşünüz için teşekkür ederim.

    • admin says:

      Memduh Bey Merhabalar;

      Aslında vergi dairesindeki yetkililer biraz acımasız davranmışlar açıkçası. Sırf müstahsil makbuzu yerine gider pusulası düzenlediğiniz için söz konusu gider pusulasını hiç düzenlenmemiş kabul edilerek işlem bedelinin %10′u kadar özel usulsuzluk cezası kesmişler. Halbuki müstahsil makbuzu yerine içermesi gereken bilgileri olduğu gibi muhteva eden gider pusulasının düzenlenmiş olması, sadece 2. derecede usulsüzlük cezasını gerektirir.(58 TL) Zira VUK 351. maddede Usulsüzlük; “vergi kanunlarının şekle ve usule müteallik hükümlerine riayet edilmemesidir.” şeklinde tarif edilmiştir. Ayrıca

      VUK 352. maddesinde II. derecede usulsüzlükler arasında yer alan aşağıdaki madde bu fiil için geçerli sayılabilir;

      7. Vergi beyannameleri, bildirimler, evrak ve vesikaların kanunen belli şekil ve muhteviyatı ve ekleri ile bunlarla ilgili olarak yapılan diğer düzenlemelere ilişkin hükümlere uyulmamış olması;
      Bu konuda dava yoluna giderseniz kazanacağınızı düşünüyorum Ayrıca aşağıdaki yargı kararları yol gösterici niteliktedir;

      Danıştay Dördüncü Daire

      Müstahsil makbuzu yerine, bu belgedeki bilgileri içeren ve noterce tasdik edilmiş ‘alış fişi’ adı altında özel bir belgenin kullanılması, fiili özel usulsüzlük değil, usulsüzlük cezasının uygulanmasını gerektirir. Olayda; mükellef tarafından alımlarda müstahsil fişi yerine alış fişi adı altında bir belge kullanılması nedeniyle 1987 takvim yılı için kesilen özel usulsüzlük cezasını; zirai mahsul alımlarında müstahsil makbuzu yerine müstahsil makbuzundaki tüm bilgileri içeren, noter tasdikli defterlere kaydedilmiş ‘alış fişi’ adı altında bir belge kullanılmasından dolayı uygulanacak cezanın; özel usulsüzlük cezası olmayıp, şekil hükümlerine uyulmamış sayılıp, usulsüzlük cezası olması gerektiği gerekçesiyle kaldıran Vergi Mahkemesi karannın, Vergi Usul Kanunu’na aykırı fiilin işlendiği yükümlüce de kabul edildiğinden kesilen özel usulsüzlük cezasının yerinde olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Zahirecilikle uğraşan yükümlünün alımlarda müstahsil fişi yerine alış fişi adı altında bir belge kullanması eleştiri konusu yapılarak kesilen özel usulsüzlük cezasını terkin eden Vergi Mahkemesi karannın bozulması istenilmekte ise de; yükümlünün noterden onaylı alış fişlerin’! kayıtlarına geçirdiği, değişik zamanlarda yapılan incelemelerde bu hususta herhangi bir eleştiri getirilmediği dosya içeriğinden anlaşılmakta olup; temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir. Bu nedenle, temyiz talebinin reddine oybirliğiyle karar verildi.

      Danıştay Dördüncü Daire

      Gider pusulasında bulunması gerekli tüm şartları ve bilgileri ihtiva eden ve noterce tasdik edilen bir belgenin adinin işin özelliğinden dolayı değişik olması, o belgeyi geçersiz kılmaz.

      Uyuşmazlık, gider pusulası yerine perakende alış makbuzu kullanılamayacağı nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezasını onayan Vergi Mahkemesi kararının temyizen bozulması istemine ilişkindir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 234. maddesinde gider pusulasının muhtevası ve tanzim şekli belirtilerek tanımlandığı gibi, gerçek usulde vergiye tabi mükelleflerin götürü usulde vergiye tabi olanlarla vergiden muaf esnafa vermek zorunda oldukları kayıtlarının tevsiki ve gerektiğinde karşıt inceleme yapılmasın) sağlamak amacıyla getirilmiş bir belge olup verilmemesi halinde özel usulsüzlük cezası kesileceği hükme bağlanmıştır.

      Yükümlünün uyuşmazlık döneminde gider pusulası vermediği sabit ise de; salın aldığı zati altın ve mücevherat için bunun yerine perakende alış makbuzu adı altında bir belge düzenleyip verdiğinde ihtilaf yoktur. Yükümlüce dosyaya ibraz edilmiş bulunan perakende alış makbuzu asıllarının incelenmesinden; işin mahiyetim emtianın cins ve nevi ile miktar ve bedelini ve iş ücreti ile işi yaptıran ve yapanın, emtiayı satanın adı soyadı ile adresini ve tanzim tarihini ihtiva ettiği, iki nüsha olarak düzenlendiği ve makbuz numaralarının teselsül ettiğinden gider pusulasında bulunması gereken tüm bilgileri içerdiği ve bu haliyle kayıt nizamına uygun ve karşıt inceleme yapılmasını sağlayıcı nitelikte olduğu anlaşılmıştır.

      Yükümlüce düzenlenen noterden tasdikli bu belgenin sırf adinin değişik olması sebebiyle, yükümlünün gider pusulası vermediğinin kabulü ile kesilen özel usulsüzlük cezasını onayan vergi mahkemesi kararında isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle özel usulsüzlük cezasının kaldırılması gerekirken, onanmasında isabet bulunmadığından Vergi Mahkemesi kararının bozulmasına, oybirliğiyle karar verildi,

      117 seri nolu KDV Genel Tebliğinde KDV Tevkifatına tabii orman mahsulleri arasında Ağaç işleme endüstrisinde kullanılan ve ilk madde-malzeme niteliğinde olan her türlü ağaç, tomruk, odun ile bunların önceden belirlenmiş ölçülerde biçilmesiyle elde edilen inşaatlık, doğramalık, marangozluk, mobilyalık ve benzeri kereste, sayılmıştır. Yani idare mükellef olmayan şahıstan satın almış olduğunuz keresteleri tomruk odun gibi zirai bir mahsul olarak değerlendiriyor. Zira anlaşılan siz de bu ürünleri satarken sizden KDV Tevkifatı yapılmış.

      Öte yandan bu nitelikteki mallar zirai nitelikte ürünler olduğundan bunlar için Gider Pusulası değil Müstahsil Makbuzu düzenlenmesi gerekmektedir. Gelir Vergisi Kanunu’nun 94 11-b maddesine göre satıcılardan %4 G.V. stopajı yapılması gerekmektedir.

      Bundan sonraki zirai mal alımlarınızda gider pusulası yerine müstahsil makbuzu düzenlemeniz, ve ödenen bedel üzerinden %4 oranında stopaj yapmanız gerekmektedir.

      İyi Çalışmalar

  11. Abdullah says:

    Merhaba Hüseyin Bey,

    2012/3305 sayılı Teşvik sistemine ilişkin Bakanlara Kurulu Kararrının 17.Maddesinin (b) bendi uyarınca;Özel sektör tarafından yapılacak şehirler arası yük ve/veya yolcu taşımacılığına yönelik demiryolu yatırımları ile şehir içi yük taşımacılığına yönelik demiryolu yatırımları”direkt olarak 5 nci bölgede uygulanan ” Bölgesel Destekten yararlanacaktır.

    Şirketimizn 200 adet yatırımda bulunmuş olup;72 adet vagon ile faaliyetini sürdürrmektedir.Şirketimiz olarak yatırım bittikten sonramı Sigorta Primi İşveren Hisse Desteginden yararlanacamıyız? 72 vagon yük taşımacılığı yaptığımızdan dolayında Sigorta Primi İşveren Hisse Desteginden yararlanabilirmiyiz ?

    • admin says:

      Abdullah Bey Merhabalar, bu aralar işlerimiz çok yoğun olduğundan sorunuza biraz geç cevap verebiliyorum, kusura bakmayın;

      Abdullah Bey ilgili tebliğde yatrım vizasinin tamamlanması şartı koyulmuştur ;
      (3) Sigorta primi işveren hissesi desteği uygulamasına, tamamlama vizesi tarihinin Sosyal Güvenlik Kurumuna
      bildirilmesini takip eden aydan itibaren başlanır. Uygulamanın ilk başladığı ay esas alınarak teşvik belgesinde kayıtlı
      azami destek oranının aşılmaması kaydıyla belgede belirtilen süre kadar yararlandırıldıktan sonra uygulamaya son
      verilir.

      Ayrıca aynı kararnamenin 12. maddesinde “Komple yeni yatırımlarda, teşvik belgesi kapsamında gerçekleşen yatırımla sağlanan,
      Diğer yatırım cinslerinde, yatırımın tamamlanmasını müteakip, yatırıma başlama tarihinden önceki son altı aylık dönemde (mevsimsel özellik taşıyan yatırımlarda bir önceki yıla ait mevsimsel istihdam ortalamaları dikkate alınır) Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen aylık prim ve hizmet belgesinde bildirilen ortalama işçi sayısına teşvik belgesi kapsamında gerçekleşen yatırımla ilave edilen,istihdam için ödenmesi gereken sigorta primi işveren hissesinin asgari ücrete tekabül eden kısmı Bakanlık bütçesinden karşılanır.” denilmek suretiyle işveren hissesi prim desteğinden yatırımları bitiren kurumların faydalanabileceğine vurgu yapılmıştır.

      İyi çalışmalar

  12. abdülkadir köksoy says:

    merhaba hüseyin bey ben resmi kurumda çalışıyorum kdv tebliği 117 de belirtilen beyan süreci hizmetin yapıldığı ay dikkate alınarak yapılır fatura izleyen aylarda kesilse bile hizmetin yapıldığı ayın beyanname süresinde yapılır diyor ama sizin ifadenizde idareler fatura tarihini dikkate alması gerekir diyorsunuz bu konuyu açıklarsanız sevinirim ayrıca mesela nisan yapılan bir bakım faturası mayıs tarihli kesliyor bunun tevkifat oranı eski oranlara göremi yoksa yeni tebliğe göre mi olacak ve hangi dönemde beyanname verilecek teşekkür ederim

    • admin says:

      Abdulkadir Bey, Merhabalar.

      Söylemleriniz kesinlikle doğru. Zaten mal teslimi veya hizmet ifasi sonunda satıcı faturasını zaten düzenlemek zorundadır. Bu genel kabul görmüş bir kural olup, bunun aksi şeklinde işlem yapmak düzeltme gerektirir. Tebliğde buna tekrar vurgu yapılmıştır.

      Benim önceki ifadelerimde böyle bir yanlışlık varsa, ilgili yerleri bana gönderebilirseniz hemen düzeltirim. Bunun dışında bir yanlış anlaşılmaya yol açmışsam özür dilerim.

      2. sorunuza gelince; Hizmetin ifası 4. Ayın sonunda tamamlandığından normalde faturanın 30.04.2012 tarihli düzenlenmesi gerekiyor. Dolayısıyla bence gelen faturanın düzeltilmesi gerekiyor.

  13. melek cesur says:

    hüseyin bey ii çalışmalar
    yıllara sari inşaat taahhüt işi yapmaktayız.idaremiz il özel idaresidir.yazılarınızı takip ediyoruz .hafriyat ve nakliye ile ilgili tevkifatlarda tereddüt yaşadığımızdan dolayı mukteza örneğini aradık.yardımcı olursanız sevinirim.

    • admin says:

      Melek Hanım Merhabalar

      Yapım işlerinde KDV tevkifatı bazen akıllarda soru işareti getirebilmektedir. Hangi işlerin yapım işi kapsamında olduğu hangilerinin olmadığı bazen net olmamaktadır. Mehmet MAÇ’ın bu konuyla alakalı güzel bir yazısına buradan ulaşabilirsiniz. http://www.aslanhuseyin.com/2010/10/18/katma-deger-vergisi-tevkifatina-tabi-%E2%80%9Cyapim-islerinin%E2%80%9D-kapsami/

      Ayrıca sorunuzla ilgili biraz eski olsa da bu yazı size yön gösterebilir; Bu yazıda bazı muktezaların sonuç bölümüne de yer verilmiş. http://www.yaklasim.com/mevzuat/dergi/makaleler/2005076712.htm

      Ayrıca 60 Nolu KDV sirkülerinin 3.6.5.1 bölümünde sayılan işlerin yapım işi olarak değerlendirilebileceğini düşünüyorum

      Nakliye faturaları ile ilgili mukteza örneği aramanıza gerek yok. Zira 117 Seri Nolu KDV Genel Tebliği’nde örnek verilmek suretiyle konu açıklanmış

      Yukarıda sayılan yapılar ve inşaat işleri ile ilgili tesisat, imalat, ihrazat, nakliye, ısıtma-soğutma sistemleri, ses sistemi, görüntü sistemi, ışık sistemi, tamamlama, (boya badana dahil) her türlü bakım-onarım, dekorasyon, restorasyon, çevre düzenleme, dekapaj, sondaj, yıkma, güçlendirme, montaj, demontaj ve benzeri işler. (Bu işler, yukarıda belirtilen yapılarla ilgili olmakla birlikte inşaat işinden sonra veya inşaat işinden bağımsız olarak yapılmaları halinde de bu kapsamda tevkifata tabi tutulur.

      Örnek 1:

      (A) Bakanlığı tarafından yapılan enerji nakil hattı işi ihalesini (B) İnşaat A.Ş. kazanmıştır. (B) bu işe ait nakliye işlerini (C) firmasına devretmiştir. Bu durumda, (B)’nin (A)’ ya, (C)’nin (B)’ ye düzenledikleri faturalarda tevkifat uygulanacaktır.

  14. şengül says:

    merhaba Hüseyin Bey.öncelikle sitenizi geç buldum ama iyiki buldum yüksek lisans öğrencisiyim yarın sınavım var finansal muhasebeden yatay ve dikey analiz konusunda sıkıntım vardı ama sizin verdiğiniz bilgilerden yola çıkarak azda olsa rahatladım.yorum yapmak çok zor geliyor bana ..tşk ederim emeğinize ve yüreğinize…

  15. Pakize ÖZOKCU says:

    Değerli Bilgileriniz için şimdiden teşekkür ederim,
    Yurtdışı alıcılara ihracat yapan bir firmayız. Üretici ve ithalatçı dğiliz. Kur farklarından dolayı yurtdışı alıcılara yada yurtdışı alıcıların bize kur farkı faturası kesmesi gerekir mi? Yoksa kur farkı faturası olmadan yevmiye kayıtlarını yapabilirmiyiz? kolaylıklar dilerim

    • admin says:

      60 seri nolu KDV sirkülerinin 4.5 bölümünde Yurt İçi Teslimler ile İhraç Kayıtlı Teslimlerde Oluşan Kur Farkları açısından bir değerlendirme yapılmış olup, bunlar için leyhte oluşacak kur farkları için fatura kesilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ancak ihracattan doğan alacaklar için yapılacak değerleme KDV’nin konusuna gimemektedir. Dolayısyla herhangi bir fatura düzenlenmesine veya KDV hesaplanmasına gerek yoktur. Leyhte veya aleyhte oluşacak kur farkları 646/656 hesaplarla ilişkilendirilerek kayıtlara lınması yeterlidir. Zira Mehmet MAÇ’tan bir alıntı yapcak olursak; ” “Yurt dışına yapılan mal veya hizmet satışları ile ilgili olarak ortaya çıkan lehte veya aleyhteki kur farkları, yıl sonuna kadar 601 no.lu YURTDIŞI SATIŞLAR hesabında izlenir. Yıl kapandıktan sonra ortaya çıkmaya devam eden kur farkları ise, 646 no.lu KAMBİYO KARLARI veya 656 no.lu KAMBİYO ZARARLARI hesabında gösterilir. “

  16. melike says:

    dolaylı vergilerin adaletsizliğiyle ilgili bilgi verebilir misiniz?

    • admin says:

      “Dolaylı vergi, bir gerçek ya da tüzel kişinin geliri veya sermayesi üzerinden değil, kişiler arasında gerçekleşen ekonomik işlemler üzerinden belirlenmiş oranlarda alınan vergi türlerine verilen genel isimdir.” (1)

      Türkiye’de uygulanan dolaylı vergiler;
      1-KDV
      2-ÖTV
      3-Gümrük Vergileri
      4-BSMV

      Dolaylı vergilerin adaletsizliği kişilerin ekeonomik durumlarını ayırt etmeksizin mükelleflerden aynı oranda vergi alınmasından kaynaklanmaktadır. Ancak Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin en büyük gelir kaynaklarındandır. Zira Türkiye’deki vergilerin %70′e yakını dolaylı vergilerden oluşmaktadır. Tüketici açısından vergiden kaçınmak neredeyse imkansızdır. Zira bu vergiler harcamalar veya işlemler üzerinden tahsil edilir. Bir sakız aldığınızda bunun KDV’sini, benzin aldığınızda bunun hem ÖTV’sini, hem KDV’sini, Bankadan kredi çektiğinizde bankaya ödediğiniz faiz tutarların BSMV’sini ödemek durumunda kalırsınız. Türkiye’de ise dolaylı vergi oranları özellikle Özel Tüketim Vergileri gerçekten yüksek sayılırlar. Hatta devlet adeta sinekten yağ çıkarmaya çalışarak verginin vergisini istemekte tereddüt göstermemektedir. Örneğin araba alırken ödediğiniz KDV, araba fiyatı ve ÖTV tutarlarının toplamı üzerinden hesaplanarak tahsil edilir.
      Ülkeler geliştikçe, vergi mükellefleri daha bilinçli hale geldikçe beyan esaslı vergilerin ekonomi içindeki yüzdesi artar ya da artması beklenir. Dolaylı vergiler ülkelerin en önemli makro/mikro ekonomik araçlarından birisidir. Esas itibariyle dolaylı vergilerin sıfır seviyesine inmesi birçok sebepten beklenemez. Bu başlı başına bir konu. Türkiye’de Dolaylı Vergilerin ve Gelişimi ve Makro Ekonomik Etkileri başlıklı teze aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.(2)

      1- http://tr.wikipedia.org/wiki/Dolayl%C4%B1_Vergi
      2- http://goo.gl/PrkaB

  17. Mustafa says:

    Huseyin bey,

    Vermis oldugunuz bilgi icin tesekkur ederim.Otv konusunda bilgili birine rastlamak gercekten de cok zor Bu yuzden sizden bazi konularda bilgi edinmek istiyorum.Gumrukten ithal olarak aldigim baz yaga 1,056 teminat veriyorum ve B cetvelinin disinda olan urun imalinde kullaniyorum, urettigim urun otv ye tabi olmayan bir urun. Bununla ilgili vermem gereken otv beyannamesi ve faturalandirilmasi konusunda beni aydinlatabilirseniz sevinirim. Saygilarimla . .

    • admin says:

      Mustafa Bey öncelikle yoğunluktan dolayı sorunuza biraz geç veriyorum .

      Sorunuza gelince; Siz ÖTV’ye tabii baz yağ ithal ettiğinizden gümrük beyannamesinde şirketiniz adına tahakkuk edecek ÖTV tutarı ithal edilen Baz Yağ miktarına doğru orantılı olarak artacaktır. Anladığım kadarıyla halihazırda teminat vermek suretiyle tecil/terkin uygulamasından faydalanıyorsunuz. Bundan sonraki adımları aşağıdaki gibi bir örnekle anlatırsak daha açıklayıcı olacaktır.

      Diyelim ki, 28.10.2011 tarihinde 15.000 kg baz yağ ithal ettiniz. Bu kapsamda gümrük beyannamesinde adınıza tahakkuk edecek ÖTV tutarı (15.000×1,0560=) 15.840 TL olacaktır.

      İthalde ödenmeniz gereken 15.840 TL yerine 3 seri no’lu özel tüketim vergisi genel tebliğ ekinde yer alan Ek 14 (talep ve taahhütname) ile aynı tutarda teminat vermek suretiyle ÖTV ötelenir. Daha sonra yapılması gereken bu bu ithalatın ÖTV beyannamesine dahil edilmesidir. Ancak bu ödeme yapılacağı anlamına gelmez, sadece bilgi niteliğindedir. Örneğimize devam edersek; 28.10.2011 tarihli gümrük beyannamesi ile ithal edilen Baz Yağlar Ekim 2. Onbeş günlük ÖTV beyannamesine biz bu yağları şu gümrük beyannamesi ile şu miktarda ithal ettik diye dahil edilir. Daha sonra firmanın ithal ettiği 15.000 kg baz yağın 5.000 kg’ı 01.11.2011-14.11.2011 arasında, 13.000 kg’ı ise 15.12.2010-31.12.2011 arasında imalatta kullanılmıştır. ( B cetveli dışındaki bir ürünün imalatında olmak şartıyla)

      Buna göre şirketinizin Kasım ayında imalatta kullandığı 5.000 kg. Baz Yağ Kasım birinci On Beş günlük ÖTV beyannamesine dahil edilecek. Peki ne kadar ÖTV ödenecek ne kadarı tecil edilecek;

      5.000 kg. Baz Yağ’a isabet eden ÖTV =( 5.000 x 1,0560=) 5.280 TL

      Tecil Edilecek ÖTV = (5.000 x 0,7550=) 3.775 TL

      ÖTV Beyannamesi ile Ödenmesi Gerekecek ÖTV = (5.000 x 0,3010=) 1.505 TL

      Dolayısıyla şirketinizin Kasım birinci On Beş günlük ÖTV beyannamesi ile ödemesi gerektiği ÖTV tutarı 1.505 TL olacaktır. Geri kalan 3.775 TL tecil edilecek olup, en geç Mart 2012’nin sonuna kadar yazılacak YMM ÖTV Üretim Tasdik Raporu ile terkin olacak ( silinecek)

      Yukarıdaki hesaplama 13.000 kg. için de yapılacak 13.000 kg.’a isabet eden (13.000 x 0,7550=) 9.815 TL Aralık’ın ikinci yarısında tecil edilecek (13.000 x 0,3010=) 3.913 TL’si ise ödenecektir.

      2012 yılına devreden 2.000 kg yağ ise yine kullanıldığı dönemde ÖTV beyannamesine dahil edilecek 2013 yılında yazılacak olan YMM raporu ile tecil edilecek kısım terkin edilecektir.

      Burada dikkat edilmesi gereken ithal edilen Baz Yağların stok takibini iyi yapmak 1 yıl içerisinde mutlaka imalatta kullanmaktır. Ayrıca bu durumu tevsik edecek belge bilgiler (stok kartları, stok beyanları vss…) iyi muhafaza edilmeli, YMM istediğinde ibraz edilmelidir.

      İşinizde bol ve hayırlı kazanç diliyorum

  18. admin says:

    Öncelikle size bol ve hayırlı kazançlar diliyorum.

    Öncelikle eğer firmanız söz konusu baz yağları başka ÖTV mükellefi satıcı firmalardan tecil terkin müessessi kapsamında satın almayı düşünüyorsa bu ticareti için ÖTV beyannamesi vermesi gerekmez. Zira burada ÖTV mükellefi olan ÖTV’li malı satan kurumlar olacaktır (yani sizden ÖTV tahsil eden). Tabii ÖTV mükellefiyeti gerektirir başka bir faaliyetiniz var ise ÖTV beyannamesi vermeniz gerekir. Ancak anladığım kadarıyla satışını gerçekleştirdiğiniz 2710.19.99.00.25 G.T.İ.P numarasında kayıtlı “Madeni Yağlar” ÖTV’li olduğundan bu faaliyetlerinizden dolayı ÖTV mükellefisiniz. İkinci sorunuzdan başlayacak olursak söz konusu madeni yağlar B cetvelinde yer aldığından aynı cetvelde yer alan malları bu ürünlerin üretiminde kullanacak olursanız tecil/terkin uygulamasından yararlanamazsınız. Önce madeni yağ üretiminde kullanıp daha sonra bu madeni yağları B cetvelinde yer almayan başka malların imalinde kullanırsanız söz konusu uygulamadan faydalanmanız yine mümkün bulunmamaktadır. Zira ürünlerin ilk kullanımı madeni yağ üretiminde kullanılmış olacaktır. Ancak ÖTV mükellefi olmanızın yanında B cetvelinden satın aldığınız malları B cetvelinden olmayan malların üretiminde direkt kullanmanız halinde tecil/terkin müessesinden yararlanabilirsiniz.

    Üretimini gerçekleştirdiğiniz madeni yağlar kilogramı başına 1,065 TL ÖTV’ye tabidir. 2.000 kg madeni yağ satışınızda alıcı firmadan 2.130 TL ÖTV tahsil edecek ve bu tutarı ÖTV beyannamesi ile beyan ederek ödeyeceksiniz.

    Tecil/terkin uygulamasından istifade ederek baz yağları ÖTV’nin sadece bir kısmını ödeyerek satın alabilirsiniz. Tabii söz konusu baz yağların (I) sayılı listeye dahil olmayan malların imalinde kullanılması şartıyla Bir örnekle açıklamaya çalışalım.
    Örneğin; İmalatçı bir firma olduğunuz varsayımı altında 1.000 kg baz yağı 1.000 TL’ye alacağınızı varsayalım. Baz yağlar B cetvelinde 2710.19.99.00.98 G.T.İ.P numarasında kayıtlı olup, kilogramı başına 1,0560 TL ÖTV’ye tabiidir. Dolayısıyla firmanız satıcıdan 1.000 kg baz yağ satın almak istediğinde bunun için 1.056 TL ÖTV 370,08 TL KDV olmak üzere toplam 2.426,08 TL ödemek durumunda kalacak.

    Mal Bedeli: 1.000
    ÖTV (1.000 kg x 1,0560): 1.056
    KDV(2.056*0,18): 370,08
    Satıcıya Ödenen TOPLAM: 2.426,08

    Ancak yukarıdaki yazıda uygulama adımları özetlenen şartları yerine getirerek söz konusu ÖTV’nin bir kısmını ödemekten kurtulabilirsiniz. Örneğimize devam edersek 1.000 kg baz yağ için satıcıya ödemeniz gereken ÖTV normalde 1.056 iken söz konusu yağları 1 yıl içinde (I) sayılı listeye dahil olmayan malların imalinde kullanmak üzere satın alırsanız ve diğer şartları yerine getirirseniz 1.056 TL ÖTV’nin 301 TL’sini satıcıya ödersiniz, 755 TL ÖTV ise tecil edilir. Satın aldığınız baz yağları bir yıl içinde üretimde kullanır ve bunu takip eden yılın Mart ayı sonuna kadar YMM raporu veya inceleme raporu ile tevsik ederseniz 755 TL terkin olunur yani silinir. Yeni durumda satıcının düzenleyeceği fatura aşağıdaki gibi olur;

    Mal Bedeli: 1.000
    ÖTV (1.000 kg x 1,0560): 1.056
    Tecil Edilen ÖTV (1.000 kg x 0,7550): 755
    Tahsil Edilen ÖTV(1.000 kg x 0,3010): 301
    KDV(2.056*0,18): 370,08
    Satıcıya Ödenen TOPLAM: 1.671,08

  19. Mustafa says:

    Huseyin Bey,

    Oncelikle paylasmis oldugunuz faydali bilgilerden dolayi tesekkur ederim.Kendim madeni yag ureticisiyim bu konuda size bir sorum olacak. Tecil terkin kapsaminda teslim alinan bazyaglar icin otv beyannamesinde odememiz gereken tutar tam olarak nedir? İkinci sorumda bir firma Kendi bunyesinde B cetvelinden urettigi maddeyi , B cetvelinin disindaki bir urunun uretiminde kullanmasi halinde tecil terkin gecerli oluyormu.
    Saygilarimla. . .

  20. Refik Ercüment says:

    Birden fazla yerde sigortalı olarak çalışmak mümkün müdür? Bu şekilde sigortalılık hallerinin çakışması durumunda kurumların yatırmış oldukları primlerin durumu nedir? Cezai yaptırımı var mıdır? Kısaca bu durumu özetleyebilirseniz sevinirim.

  21. Anonymous says:

    Merhabalar Yurt dışından alınan hizmet faturalarının Gv ve Kdv stopajı karşısındaki durumu nedir. Ayrıca yurt dışına sattığımız ürünler için fiyat farkı faturası düzenleyebilir miyiz? bu faturaların vergi kanunları karşısındaki durumları ne olacaktır?

    Şimdiden teşekkürlerimi sunarım.

    • huseyinaslan says:

      Merhabalar ilk sorunuz için detaylı açıklamalara daha önce yazdığım bu yazıdan (http://goo.gl/BjC3) ulaşabilirsiniz.
      “Bir işlemin (mal veya hizmet) tabi olduğu vergileme kuralı ne ise, kur farkı, fiyat farkı ve vade farkı adıyla alınan paralarda aynı kurala tabidir. (Talha APAK) ” Dolayısıyla ihraç edilen bir mala istinaden düzenlenecek fiyat farkı faturaları da KDV den istisna olacaktır. Yine ayrıca bir gelir vergisi tevkifatı yapılmasına da gerek yoktur. Başka bir deyişle mal ihracatı gibi işlem yapıp kayıtlarımıza intikal ettirmemiz gerekecektir

      Aslında sıkça karıştırılan husus ithalatla ilgili işlemlerde karşımıza çıkmaktadır. Zira bazen yurt dışındaki satıcı firmalar ithalatçı firmalara iskonto yapmakta buna istinaden ithalatçı firmalar da fiyat farkı faturası düzenlemektedirler. Bu durumda yurt içindeki ithalatçı firma toplam iskonto üzerinden KDV hesaplamalı ve beyan etmelidir. Bu konuyla ilgili detaylı bir yazıya bu linkten ulaşabilirsiniz; http://goo.gl/WzpO

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>